15 Şubat 2010 Pazartesi

2010 NBA AS: Cowboys Stadium, 108.713



NBA’de 59. All-Star Haftasonu’na damgasını vuran figür, daha öncekilerden çok farklı oldu. LeBron James mi? Dwyane Wade? Shaquille O’Neal?

Hayır. Dallas Cowboys Stadium!

2000’li yılların ikinci yarısından itibaren All-Star maçlarının ‘’MVP’’ olma yarışına dönüşmesi, NBA’de bu köklü geleneğin inanırlılığını sarsmaya başlıyordu. 2010 Dallas, basketbolseverlerin imdadına yetişti. Artık her şey farklı olacak. Aslında konuşuluyordu. ‘’NFL takımlarından Dallas Cowboys’un yeni yapılan 80.000 kişilik stadyumunda düzenlenecek olan 59. NBA All-Star Maçı…’’ girişi ile başlayan cümleler, yeteri kadar heyecan vericiydi. Ama hayal edilen rakamların dahi önüne geçilmişti: 108.713 kişi vardı dün gece Dallas Cowboys Stadium’da.

Ve bu insanlar Usher, Shakira veya Alicia Keys’i izlemek için gelmemişlerdi yalnızca.
Bir basketbol maçı için toplanmışlardı bir araya... Yüz sekiz bin yedi yüz on üç kişi!..

Sadece NBA değil, sadece All-Star değil, sadece basketbol da değil. Tüm spor dalları özelinde bir rekordu bu. 2010 NBA All-Star Haftasonu, çok sayıda yeni özelliği ile dikkat çekiyordu. Kadroya seçilen bazı oyuncular, sakatlıkları veya özel sorunları nedeniyle forma giyemeyeceklerdi. (Kobe Bryant, Chris Paul, Brandon Roy, Allen Iverson gibi.) Bazıları ise, ilk defa boy göstereceklerdi Texas’taki bu dev organizasyonda. (Rajon Rondo, Derrick Rose, Gerald Wallace, Al Horford, David Lee, Deron Williams, Kevin Durant, Chris Kaman, Zach Randolph gibi.)

Ama Cowboys Stadium, hepsinden rol çalıyordu adeta.

Dallas Cowboys takımının yeni evi, Mayıs 2009’da hizmete girmişti. İnşası 1,3 milyar dolara mal olan stadyum, NFL’de normal sezonun iç sahadaki ilk maçında New York Giants’ı 105.121 kişi ile karşılıyordu. Cowboys’un dramatik bir şekilde kaybettiği Eylül ayındaki bu mücadele, modern zamanların seyirci rekoru olarak geçiyordu kayıtlara. Playoff özelindeki en yüksek sayı için ise, 2010 yılı beklenecekti. Philadelphia Eagles maçını 92.951 kişi izliyordu. NFL Playoff rekoruydu bu. Ama… Dün gece yaşanılanlar, hepsinden daha öteydi. Dallas Mavericks’in sahibi Mark Cuban bile, düşündüklerinin 10.000 kişi üzerinde bir seyirci ile karşılaştığını itiraf ediyordu.



Rakamlar üzerinden konuşmaya devam edelim. Peki, basketbol maçı başlığındaki son rekor ne zaman kırılmıştı? Aslında cevap, oldukça tanıdık bir senaryoda gizli.

13 Aralık 2003 günü NCAA takımları Kentucky Wildcats ve Michigan State Spartans, Detroit’in Michigan bölgesindeki Ford Field’de birbirlerine rakip oluyorlardı. Ford Field, NFL takımı Detroit Lions’ın sahasıydı. Ve yalnızca bu maç için bir basketbol arenasına dönüştürülmüştü. Tıpkı, 2010’da Cowboys Stadium’daki çalışma gibi. NFL Finalleri’ne (Super Bowl) gönderme yapılarak ‘’Basketbowl’’ adı ile anılan ve Kentucky’nin 79-74 kazandığı maçı, 78.129 kişi izlemişti. Harlem Globetrotters’in Berlin Olimpiyat Stadı’ndaki 75.000 kişilik rekoru tarihe gömülüyordu. Tabii hep daha fazlası vardı.

Dallas, 1986 NBA All-Star Maçı’na da ev sahipliği yaptı. Isiah Thomas’ın MVP olduğu ve Doğu’nun Batı’yı 139-132 mağlup ettiği karşılaşmayı Reunion Arena tribünlerinden 16.573 kişi takip etmişti. Aradan geçen 24 yılda yaşanan gelişim inanılmaz. (Reunion Arena, Haziran 2008’de kapılarını kapattı.) All-Star özelindeki rekor ise, 1989’da kırılmıştı. Uzak sayılmaz, yine Texas sınırları içerisinde. Batı’nın 143-134 kazandığı karşılaşma, Houston Astrodome’daki 44.375 kişinin birebir tanıklığı altında gerçekleşmişti. Cowboys Stadium, rekoru ‘’biraz’’ ileri taşıdı. Bunun üzerine çıkılır mı, çok zor. Ama 2011 Super Bowl’un aynı sahada yapılacak olması, şimdiden heyecan verici.



Dallas’ta tüm planlar, en ince detayına kadar düşünülmüştü. Şok etkisi yaratacak derecede hem de. İki basketbol sahası büyüklüğündeki dev ekran mesela…

Büyüleyici bir atmosferde oynandı hakikaten, 2010 NBA All-Star maçı. Ve son yılların en sert mücadelesine sahne oldu. Doğu Karması, Batı Karması’nı 141-139 mağlup ederken; MVP, Miami Heat’in yıldız ismi Dwyane Wade oldu. Kariyerin en büyük başarısına 2006 yılında yine Dallas’ta ulaşan Wade, karşılaşmayı 12/16 saha içi isabeti, 28 sayı, 6 ribaund, 11 asist ve 5 top çalma ile tamamladı. Üstelik bunu MVP olmak için gemileri yakmadan gerçekleştirdi. Öyle bir isim vardı aslında. Carmelo Anthony, maçın henüz ilk çeyreğinde 11 şut denemesinde bulunmuştu. Yine de 48 dakika sonundaki 27 sayı ve 10 ribaundluk performansı, tamamen bu açıdan bakılarak değerlendirilmemeli.

14 Şubat gecesinde fazlaca yapılan dedikodulardan biri, LeBron James ve Dwyane Wade ikilisinin Miami Heat forması altında buluşmaları üzerineydi. Belli bir kamuoyu oluşturulmuştu belki de. İki büyük yıldız, 2010’da serbest kalacak. Bu tip söylentiler, hiç bitmeyecek. Ama dün gece Doğu Takımı’nın öne çıkan diğer isminin LeBron James olması, insanın aklını çeliyor. Tabii çok düşük bir ihtimal. Son çeyrekte 2/7 şut isabeti ile 4 sayı bulabilen Kral, buna rağmen maçı oldukça başarılı rakamlarla tamamladı: 25 sayı, 5 ribaund, 6 asist ve 4 top çalma. Dallas doğumlu Chris Bosh, sıla hasretini 23 sayı ve 10 ribaundla dindirmeye çalıştı. Dwight Howard (17 sayı) ve Joe Johnson (10 sayı) ise, Doğu’da çift hanelere ulaşan diğer isimlerdi. Howard, ilk çeyrekte bulduğu üç sayılık isabetle hafızalara kazındı ayrıca.



Batı Karması’nın en skorer oyuncusu Carmelo Anthony oldu. Maç boyunca 22 şut deneyen Melo’nun ardından rakip çemberi en fazla zorlayan isim, ‘’ev sahibi’’ Dirk Nowitzki’ydi.

Alman yıldız, 8/15 isabetle 22 sayı üretti. Batı’da yedi oyuncu, çift haneli sayılara ulaştı: Chauncey Billups (6/11, 17 sayı), Kevin Durant (7/14, 15 sayı), Deron Williams (6/11, 14 sayı), Pau Gasol (5/9, 13 sayı) ve Amar’e Stoudemire (5/10, 12 sayı). Ama içlerinden bir ismi ayırmak gerekiyor. Maçın son 4:17’lik bölümü, uzun süre unutulmayacak elbette. Doğu, Batı karşısında 135-126 öndeydi. Ama Batı, geri dönmeye başlıyordu. İlk üç çeyrekte üç sayı atabilen Chauncey Billups önderliğinde! Chauncey Billups, 17 sayısının 14’ünü son çeyrekte kaydetti.

Son 2:03’lük sekansta skor, iki defa eşitlendi; iki defa da üstünlük el değiştirdi. Batı, geri dönüşünü tamamlasa veya Deron Williams, skorun 137’de eşitlendiği anda faulü yapmasa; kazansa Batı, MVP de Carmelo olacaktı muhtemelen –ki 141-139 geride olan Batı’da son topu, yine O kullandı. Ama bu senaryonun sonunda unutulan bir isim olacaktı. ABD’li spor yazarı David Friedman’ın bir hatırlatması var. 1972 All-Star Maçı’ndaki son saniye basketi ile Batı’nın Doğu’yu 112-110 mağlup etmesini sağlayan Jerry West, yalnızca 13 sayı, 6 ribaund ve 5 asistle MVP olmayı başarmıştı. (Tabii, buna rağmen takımının en skorer oyuncusuydu. Ve aslında O, istisnalar adamıydı.) Billups’ın da benzer bir yolun ardından MVP olarak seçilebileceğini düşündüğünü söylüyordu, Friedman.

Şimdi, geride kaldı hepsi. Batı Takımı, önümüzdeki sene yine ev sahibi. 2011 NBA All-Star Haftasonu, Los Angeles’ta! Ama standartlar çok farklı. Artık hiçbir All-Star organizasyonu, bu kadar ‘’vahşi’’ olamayacak. En azından yakın gelecekte.

Hiç yorum yok: