15 Şubat 2010 Pazartesi

2010 NBA Foot Locker 3- Point Shootout



2010 NBA All-Star Haftasonu’nun en keyifli yarışması, ‘’Three-Point Shootout’’ ayağında yaşandı.

Altı katılımcı ile gerçekleştirilen organizasyonda oyuncular, beş ayrı noktadan beşer atış kullanarak en yüksek sayıya ulaşmak için boy gösterdiler. (Sağ dip, sağ çapraz, tepe, sol çapraz ve sol dip.) Beş sektördeki ilk dört topun değeri bir puan iken; ‘’money ball’’ olarak adlandırılan son top, iki puanlık anlam taşıyordu. Toplamda yapılabilecek en yüksek puan 30’du bir anlamda. 1986 yılından beri organize edilen yarışmanın tüm zamanlardaki en iyi derecesi ise, iki isim tarafından paylaşılıyordu: 25’er puanla Craig Hodges (1986) ve Jason Kapono (2008).

2007 ve 2008 yıllarında Üç Sayı Yarışması’nda şampiyonluğu kimseye kaptırmayan Kapono, 2009 NBA All-Star Haftasonu’nu 14 puanla Daequan Cook ve Rashard Lewis’in birer puan arkasında kapatmış; ikili eleme turunda Cook, Lewis’i 19-7 ile safdışı bırakmıştı. 2010’da ise yeni isimler vardı. Cook (Miami Heat), unvanını korumak için mücadele edecekti. Diğer katılımcılar şu şekilde oluşuyordu: Paul Pierce (Boston Celtics), Chauncey Billups (Denver Nuggets), Stephen Curry (Golden State Warriors), Danilo Gallinari (New York Knicks) ve Channing Frye (Phoenix Suns).

American Airlines Center’daki yarışmada parkura ilk çıkan isim, Paul Pierce oldu.

Boston Celtics’in yıldızı, daha önce bir defa katılmıştı Üç Sayı Yarışması’na. Ama sonuç, hiç de beklediği gibi olmamıştı. 2002’de sekiz yarışmacı ile gerçekleştirilen organizasyonda Pierce, 8 puanda kalarak tüm zamanların en başarısız isimlerinden biri oluyordu. (Peki, en başarısız kim? Sürpriz! 1990 Michael Jordan, yalnızca 5 puan ile.) Sekiz yıl öncesine gitti mi, bilinmez; fakat hayli etkili bir başlangıç yapıyordu 2010’a Pierce. İlk sektörü bir sayı ile geçtikten sonra, parkuru 17 puan ile tamamlıyordu.

Paul Pierce, aslına bakılırsa oyun stilinden dolayı favoriler arasında değildi. Ama avantaj yakalamıştı. Arkasından gelecek beş oyuncu, nispeten baskı altında atacaklardı şutlarını. Denver Nuggets’tan Chauncey Billups, ‘’Big Shot’’ olan lakabını konuşturmaya niyetli gibi görünüyordu. İlk üç sektörü 12 puanla geçtikten sonra yolu yarılamıştı bile. Kalan iki noktada daha başarılı olabilirdi; ancak 17 puan da fena sayılmazdı. Stephen Curry işleri zorlaştırmasaydı tabii. Warriors’ın çaylak oyuncusu, beş noktadan toplam 18 puan üretirken; son topların yalnızca birinde isabet kaydedebilmişti.

Pierce, Billups ve Curry’nin ardından sahne alan isim, New York Knicks’ten Danilo Gallinari oldu. Takımının oyun stili, Gallinari’nin sezon içerisindeki yüksek şut yüzdesine kesin bir etki etmişti; ama İtalyan oyuncunun ispatlaması gerekenler de vardı. Ne var ki, ilk dört sektörde kaybedecekti şansını. Son noktadan 5 puan çıkarsa da, toplam 15 puanda kalıyordu. Gallinari dedik aslında, ancak Frye daha çarpıcı bir örnek. NBA’deki ilk dört yılında yayı gerisinden 70 denemede bulunan Frye, Suns’taki birinci sezonunda şimdiden 277 atış kullandı bile. Ama bu ‘’Üç Sayı Yarışması’’ için yeterli oldu mu, hayır. Frye, 15 sayıda kaldı. Tıpkı, kendisinden sonra yarışan ‘’Şampiyon Cook’’ gibi.

I. TUR
18 Puan | Stephen Curry (Golden State Warriors)
17 Puan | Chauncey Billups (Denver Nuggets)
17 Puan | Paul Pierce (Boston Celtics)
-0-
15 Puan | Danilo Gallinari (New York Knicks)
15 Puan | Channing Frye (Phoenix Suns)
15 Puan | Daequan Cook (Miami Heat)

Stephen Curry, Chauncey Billups ve Paul Pierce üçlüsü, Final’de yarışmaya hak kazanmışlardı. İlk olarak Pierce, söz hakkı aldı. Boston Celtics’in yıldızı, kazanmak için gelmişti. Ve bunu her hareketi ile belli ediyordu. Oldukça konsantre başladı. İlk iki sektördeki 12 puandan 9’unu aldı. Devam eden üç sektörde de 11 puan toplayarak 20 puana ulaştı. 20 puan, hiç fena sayılmazdı –ki 1986’dan bu yana düzenlenen 23 yarışmanın 18’inde şampiyonluk için bile yeterli olmuştu. Ama başarıdaki asıl etken, Pierce’ın ‘’money-ball’’ aşamasında 5/5 ile oynamasıydı. 10 puan kazanmıştı buradan.

Chauncey Billups, Paul Pierce’ın 20 puanlık gösterisinin hemen ardından çıkıyordu parkura. Belki biraz baskı (ama Billups’tan bahsediyoruz), belki biraz konsantrasyon kaybı vardı. Big Shot, rakibinin 12 puan ile geçtiği ilk iki sektörü yalnızca 3 puan ile tamamlıyordu. En sevdiği nokta olan tepe bölgesinde de istediğini yapamayan Billups, 5 puan ile son iki sektöre geldiğinde sonunu yazmıştı aslında. Daha sonra isabetli şutlar kullanmaya başladı. Arka arkaya kaydettiği altı isabet, Pierce’ı geçmesi için yeterli olmayacaktı. Son ‘’money-ball’’ da. 14 puanda kalıyordu, Chauncey Billups.

Final Turu’nun üçüncü yarışmacısı Golden State Warriors’tan Stephen Curry oldu. Cuma gecesi Sophomores’un yedi yıllık hanedanlığına son veren Rookies takımında da yer alan Curry, Paul Pierce’ı telaşa sokacak bir başlangıç yapıyordu Final Turu’na. İlk sektörde yalnızca bir defa hata yapmış ve 5 puanla ikinci sektöre gelmişti. Burada da sıcaklığını korudu. Money ball, 9 puana taşıdı Curry’i –ki Pierce da 9/12 ile geçmişti aynı noktayı. Ama fark, tepe şutlarında ortaya çıktı. Curry, yalnızca 1 puan ile tamamladı üçüncü sektörü. Dördüncü noktadaki 4 puan, son bölge öncesi heyecanın korunmasını sağladı. Ne var ki; toplam 17 puanda kalan Curry, şampiyonluğu Pierce’ın elinden kapamadı.

FİNAL TURU
20 Puan | Paul Pierce (Boston Celtics)
17 Puan | Stephen Curry (Golden State Warriors)
14 Puan | Chauncey Billups (Denver Nuggets)

1986 yılında Craig Hodges, 1987 yılında Detlef Schrempf ve 1988 yılında Dale Ellis’e karşı sağladığı üstünlüklerle Üç Sayı Yarışması’nın ilk üç ayağında liderliği kimselere kaptırmayan Larry Bird’ün ardından ilk şampiyonunu çıkardı, Boston Celtics. Craig Hodges (1990, 1991, 1992) ve Steve Kerr (1997) ile toplam dört şampiyonluğu bulunan Chicago Bulls’u da yakalamış oldu. ‘’Tarih tekerrür eder, derler. NBA’de bulunduğum süre içerisinde her zaman en iyi şutörlerden biri olduğumu düşündüm.’’ diye konuştu 2002’deki felaketin ardından 2010’da zirveye çıkan Paul Pierce. Takım arkadaşları Kevin Garnett ve Rajon Rondo ile yaşadığı sevinç ise geceye renk kattı.

Sırada: Sprite Slam Dunk Contest.

Hiç yorum yok: