9 Mart 2010 Salı

Jim Beglin, Kevin MacDonald ve Milan Baros


13 Eylül 2003, Ewood Park: Ayak bileği kırılan Milan Baros'un sakatlık anı

Galatasaray’ın yakın zaman dilimindeki yabancı transfer tercihlerinde ilgi çekici ayrıntılar mevcut.

90’lı yılların ikinci yarısında Graeme Souness ile başlayan ‘’Merseyside Modası’’, bir dönem Rigobert Song ve Abel Xavier özelinde devam etmişti. Şimdilerde, resim daha da genişlemiş durumda. Son 15 seneye baktığımızda, yolu Merseyside – Galatasaray hattına düşen Barry Venison’dan Milan Baros’a, Lucas Neill’den Mike Marsh’a kadar birçok isim görüyoruz. Liverpool, Everton ve Galatasaray’ın içerisinde bulunduğu futbol öyküleri insanı içine çekecek cinsten.

Arda Turan’ın UEFA.com’a yaptığı, ‘’Avrupa’ya gidersem, Liverpool’da forma giymek isterim’’ açıklaması, Galatasaray taraftarlarının kendilerini genel anlamda Liverpool'a yakın hissetmeleri ve UEFA Avrupa Ligi’nde kaçan potansiyel Everton – Galatasaray / Liverpool – Fenerbahçe eşleşmeleri, sporun kendine has olan harika hikâyelerinden götürmüş oldu. Ama detaylar incelendikçe, 82. Oscar Ödülleri’nde birkaç dalda birden mutlu sona ulaşabilecek eşsiz senaryolara rastlamak mümkün. Bazıları mutlu sonla biten, bazıları insanı hüzne boğan. Hem de 237 milyon dolar harcamadan.

Galatasaray, geçtiğimiz sezon Harry Kewell ve Milan Baros’u kadrosuna kattığında; Galatasaraylı taraftarlar, 1995-96 sezonu öncesi Graeme Souness ile beraber gelen Barry Venison, Mike Marsh ve Dean Saunders üçlemesine verilen reaksiyondan fazlasını yaşamışlardı. Önemli transferlerdi. Kewell, Leeds United’daki kariyerinin ardından beş sezon boyunca Liverpool için oynamıştı. Milan Baros’un kendisine piyasa yapmasını sağlayan kulüp, Merseyside’ın Kırmızı Yakası’ndaydı. Bu sezonun devre arasında araya mavi renkler atıldı. Everton’dan Lucas Neill ve Jô Alves, Galatasaray'a katıldı.


Sezona Everton'da başlayan Neill, Arsenal'den Rosicky'nin birkaç saniye sonra atacağı gole engel olmaya çalışıyor.

Lucas Neill ve Merseyside arasındaki ilişki, yalnızca kısa süreli Everton macerası ile sınırlı değil. ‘’Bir Premier League Oyuncusu’’, Neill. İngiltere’deki ilk 12 yılında yalnızca Milwall ve Blackburn Rovers için oynayan. Ve bir dönem de Liverpool’un kapısından dönen.

2006 FIFA Dünya Kupası’nda Guus Hiddink yönetimindeki Avustralya Milli Takımı’nın kaptanı olarak üst düzey performans gösteren Lucas Neill, Ada’da transfer sezonunun gözde isimlerinden biri hâline gelmişti. Blackburn Rovers’tan ayrılacaktı. Ve kendisine talep gösteren kulüplerin arasında Liverpool da vardı. Ama olmadı. West Ham United’a gitti, Neill. Nedenleri vardı. Londra temsilcisi, Avustralyalı oyuncuya Liverpool’un teklifinin iki katını önermişti. Bu bir etkendi. Neill ise, Okyanusya’daki her küçük çocuk gibi hayalini kurduğu Liverpool’a gitmeme nedenini farklı bir yoldan açıklıyordu.

‘’Konu yalnızca para değil. İş tamamen istenip istenmeme ile alakalı. Liverpool, transfer döneminin ilk 15 gününde benimle iletişim hâline bile geçmezken; West Ham United, sürekli kapımı çalıyordu. İnsanlar, Liverpool gibi bir kulübü seçmediğim için bana tepki gösteriyorlar. Evet, zor bir karardı. Ama doğru olanı yaptığımı biliyorum.’’ Lucas Neill’in Liverpool tarafından istenmesi bile başlı başına ilgi çekici bir olaydı esasında. Zira 13 Eylül 2003 günü Ewood Park’ta Liverpool ve Blackburn Rovers takımları arasında oynanan maçta Lucas Neill özelinde yaşananlar, Anfield Road sakinlerini Avustralyalı savunmacıya karşı hırslandırmıştı.

Karşılaşmanın 13. dakikasında Lucas Neill, Liverpool efsanesi Jamie Carragher’a yaptığı sert müdahale sonrasında rakibinin bacağının kırılmasına neden olmuştu. Kırmızı kartla oyundan atıldı o dakikada, Neill. Carragher, uzun süre futboldan uzak kaldı. Ama o gün, sahayı sedye üzerinde kırık bir kemikle ile terk eden yalnızca Carragher değildi. Lucas Neill ve Jamie Carragher arasındaki olaydan sekiz dakika evvel Milan Baros, sağ ayak bileğinin kırılmasından dolayı oyuna devam edememişti. Olayın içerisinde yer alan diğer kahraman Markus Babbel’di. Eski bir Liverpoollu! Olayda herhangi bir artniyet yoktu. Bir iş kazasıydı. Ama aynı doksan dakika içerisinde Liverpool’dan iki ayrı oyuncu, ağır şekilde sakatlanmaktan kurtulamıyordu. Tarihte bir ilk belki de!

Blackburn, bu iki sakatlık arasında Jensen’in attığı golle 1-0 öne geçmişti. 12. ve 68. dakikada Owen’ın golleri, Liverpool’a üstünlüğü getiriyordu. Maçtaki son söz ise, 90. dakikada Harry Kewell’a ait olacaktı. Birkaç sene sonra Galatasaray’a gelecek olan Kewell’a. 13 Eylül 2003 günü Ewood Park’ta tanıdık isimler vardı: Milan Baros, Lucas Neill, Harry Kewell, Brad Friedel ve Tugay Kerimoğlu. Şimdilerde, bu isimlerden dördü, Galatasaray’ın başarısı için çalışıyor. Milan Baros, bir dönem kader arkadaşlığı yaptığı Harry Kewell ile birlikte, yine sakatlıktan dönmeyi bekliyor. Lucas Neill, Galatasaray savunmasının liderliğini yapıyor. Tugay Kerimoğlu ise, Futbol Akademisi’nin başında!



Biraz daha eskiye gidelim şimdi. Liverpool özelinde devam edelim. İçerisine az miktarda Barry Venison, Graeme Souness ve Galatasaray ekleyerek tabii.

Eylül 2003’teki o talihsiz Blackburn Rovers maçı, muhtemelen yalnızca Liverpool için değil; futbolun modern dönemi adına da bir ilkti. İlk 15 dakikada iki oyuncunun ayağı kırılıyor ve o oyuncular sahayı sedye ile terk ediyordu. 1986-87 sezonuna geri dönüldüğünde benzer bir kötü anı ile karşılaşabiliriz. Liverpool, 1985-86’da rüya gibi bir sezonu geride bırakmıştı. İngiltere Ligi’nde Everton’ın iki puan önünde şampiyonluğa ulaşan Kızıl Efsane, Federasyon Kupası Finali’nde de Maviler’i 3-1 yenerek sezonu çifte kupayla bitiriyordu. 1986-87 öncesindeki beklentiler –doğal olarak- tavan yapmıştı.

Jim Beglin ve Kevin MacDonald. Liverpool’un ‘’Double’’ sezonunda önemli roller alan iki oyuncu olarak öne çıkmışlardı. Beglin, Mayıs 1983’te Menajer Bob Paisley’nin özel isteği ile İrlanda’nın Shamrock Rovers takımından transfer edilmişti. Merseyside’daki ilk sezonunda yaşadığı sıkıntıların ardından 1984-85’te Liverpool’un değişmez sol kanat savunucusu olacaktı. Öyle ki; 1981 Şampiyon Kulüpler Kupası Finali’nde Real Madrid’in 1-0 mağlup edildiği karşılaşmada ‘’Maçın Adamı’’ seçilen Alan Kennedy, yaklaşan tehlikenin farkına vararak Sunderland’e geçiyordu. Birçok otoriteye göre; 1963 doğumlu bu genç İrlandalı, Ada’nın umut vadeden futbolcuları arasına giriş yapmıştı bile.

Hızlı bir kariyer başlangıcı yaşıyordu, Beglin. Takım arkadaşı Kevin MacDonald da öyle. Aralık 1984’te Joe Fagan tarafından Liverpool’a kazandırılmıştı, MacDonald. Aynı yıl Liverpool’dan Sampdoria’ya geçerek Kızıllar’ın orta sahasında derin bir boşluk yaratan Graeme Souness’ın yokluğunu hissettirmemek adına. Leicester'dan Liverpool’a geçiş sürecinde büyük sorunlar yaşamayan MacDonald, çok geçmeden takımına fayda sağlamaya başarmıştı. 1986’daki şampiyonluk koşularında pay sahibi olarak hem de. İki oyuncu ve Liverpool için gelecek, son derece parlak gözüküyordu.


80'li yıllarda Liverpool forması giyen İskoç Kevin MacDonald, Liverpool'un 1986'daki çifte şampiyonluğunu kutluyor.

1986-87 sezonu, Everton ve Liverpool arasında paylaşılan ‘’Charity Shield’’ ile başlayacaktı. Güzel bir senaryo vardı Liverpool’un önünde. Beglin ve MacDonald ise, kısa bir süre sonra rollerini devretmek durumunda kalacaklardı. 20 Eylül 1986 günü Liverpool, The Dell’de Southampton’ın konuğu oldu. Ve o sezon ligdeki ikinci yenilgisini 2-1’lik skorla aldı. Ama mağlubiyetten daha kötü haberler vardı.

Karşılaşmanın 78. dakikasında Steve Nicol’ün yerine oyuna dâhil olan Kevin MacDonald, rakip takımdan Mark Dennis’in müdahalesinin ardından feci şekilde sakatlanıyordu. İskoç oyuncunun ayağı iki ayrı yerden kırılmıştı. Sakindi, kimseyi suçlamayacaktı. Ne var ki; geri dönüş, o kadar kolay değildi. Kevin MacDonald, Eylül 1986’dan sonra 1,5 yıl futbol topu ile çalışamadı. 1988-89 sezonunun başında bir maçta Liverpool forması giyebildi. Leicester ve Glasgow Rangers'a kiralandı. Coventry City’de oynadı. Hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Şimdilerde, Aston Villa’nın rezerv takımını çalıştırıyor.

1986-87 sezonunun ikinci yarısı da Liverpool için ideal sayılmazdı. 21 Ocak 1987 günü, sezon sonunda lig şampiyonu olacak Everton ile Lig Kupası Çeyrek Finali’nde karşılaşıyordu, Kızıllar. Liverpool, Ian Rush’ın 87. dakikadaki golüyle Goodison Park’tan zaferle dönecekti. Ama kutlamalar için iyi bir zaman değildi. Jim Beglin, 26. dakikada rakip takımdan Gary Stevens’ın sert hareketinin ardından sakatlanıyordu. Ayağı kırılan Beglin, yerini birkaç yıl sonra Galatasaray forması giyecek olan Barry Venison’a bırakırken; bir anlamda aktif futbol kariyerine de veda ediyordu.


1986-87 Liverpool, Üst: Mark Lawrenson, Jan Mølby, Mike Hooper, Gary Gillespie, Bruce Grobbelaar, Kevin MacDonald. Orta: Roy Evans, Steve Nicol, Steve McMahon, Jim Beglin, Ian Rush, Barry Venison, Paul Walsh, Ronnie Moran. Alt: Ronnie Whelan, John Wark, Bob Paisley, Kenny Dalglish, Alan Hansen, Craig Johnston, Sammy Lee.

Liverpool için 98. maçıydı. Leeds United’a transfer oldu sonra. Kısa süreli olarak, Plymouth ve Coventry’de oynadı. 1992 yılında ise, sakatlığından dolayı futbolu bırakmak durumunda kaldı.

‘’Sağ dizim, patlamaya hazır bomba gibi. Ve görünen o ki; patladı bile’’ diyordu veda konuşmasında. Şimdilerde, bir futbol uzmanı olarak, radyo ve televizyon programlarına çıkıyor. Jim Beglin ve Kevin MacDonald, yaşadıkları büyük sakatlıklar sonrasında asla kendi standartlarına yaklaşamadılar. Milan Baros ile Jamie Carragher, büyük çaba göstererek belli bir seviyeye gelmeyi başardılar. Baros ise, dönmeye çalıyor yeniden. Lucas Neill ile aynı takım için oynarken.

Hiç yorum yok: