4 Mayıs 2010 Salı

Cleveland Cavaliers 86-104 Boston Celtics


* LeBron James, 2009-10 sezonunda oynadığı altıncı Celtics maçında ilk kez 30 sayının altında kaldı.

2010 NBA Doğu Konferansı Yarı Finalleri’nde Boston Celtics, Cleveland Cavaliers’ı The Q Arena’da 104-86 mağlup ederek seriye 1-1’lik eşitliği getirdi. Celtics, bu sonucun ardından saha avantajını lehine çevirmeyi başardı.

Cleveland Cavaliers adına işler yolunda gidiyordu. LeBron James, üst üste ikinci defa normal sezon MVP’si olmuştu. Ve ödülünü maç öncesinde taraftarlarının önünde alıyordu. 2008-09 sezonunun ilk maçında Boston Celtics, şampiyonluk flamasını TD Banknorth Garden’ın tavanına çekerken; ısınma hareketlerine soyunma odasında devam eden LeBron James, bu defa ‘’bireysel’’ olarak kazanan taraftaydı. Sağ dirseğindeki ağrı, Celtics serisi öncesinde gündemin ana maddesi hâline gelmişti. Ancak ilk maçtaki gösterinin ardından kendisini iyi hissettiği net olarak anlaşılıyordu.

Geçtiğimiz sezon MVP Ödülü’nü aldığı mücadelede (Doğu Konferansı Yarı Finalleri 1. Maç) Atlanta Hawks potasına 32 sayı bırakan LeBron James’in Boston Celtics karşısında neler yapacağı merak konusuydu. Ama istediği gibi başlayamıyordu, MVP. Yine de Celtics’in hücumdaki top kayıpları ve yaşadığı küçük çaplı faul problemleri, ev sahibi Cavaliers’ı oyunda tutmak için yeterliydi. Boston Celtics adına kırılma anı, çeyreğin son bölümünde yaşandı. Ray Allen, Kevin Garnett ve Kendrick Perkins kenara geldi. İki faullü Paul Pierce, yerini Michael Finley’e bıraktı. Celtics, kalan süreyi Rajon Rondo, Tony Allen, Michael Finley, Rasheed Wallace ve Glen Davis ile oynayacaktı.

İlk çeyreğin bitimine 3:10 kala bu değişiklikler yapılırken 16-15 öndeydi, Boston Celtics. Hemen ardından Anderson Varejao’nun iki sayılık isabeti, Cavaliers’a 17-16’lık üstünlüğü getirdi. Delonte West, Anthony Parker, LeBron James, Antawn Jamison ve Anderson Varejao beşi, Celtics’in yedeklerini alt etmek için yeterli olabilirdi. Ancak tüm dengeleri değiştirecek bir isim çıktı Doc Rivers’ın yanındaki sandalyelerden. Rasheed Wallace’ın Celtics’e gelirken üstlenmesi beklenen rol, belki de ilk defa gözler önüne seriliyordu. Garnett, Perkins ve Pierce gibi playoff zamanı alev topu hâline dönüşen isimlere yapılan Sheed eklemesi, tam da böylesi bir maç için yapılmıştı.


* Miami Heat serisindeki beş maçta toplam 19 sayı üreten Sheed, dün gece 17 sayı ile oynadı.

Boston Celtics, 26-22 önde girdiği ikinci çeyreğin hemen başında yedek oyuncularının üstün performansları sayesinde 9-0’lık bir seri yakaladı. Ve rakibi molaya zorladı.

Doğu Konferansı Birinci Turu’ndaki Miami Heat serisinin beş maçında sırasıyla 4, 6, 2, 5 ve 2 sayı atabilen Wallace, saha içinden şut kaçırmadığı ilk devreyi (3/3 üç sayı, 2/2 iki sayı) 13 sayıyla kapatarak iki takım arasında önemli bir fark yarattı. Ancak Celtics’in takım olarak içerisine düştüğü durumun sonuçlarından biri, top kayıplarında ortaya çıkıyordu. İlk 24 dakikada toplam 10 kez hücum şansını Cavs’e kaptıran Celtics, rakibinin bu hataları 15 sayı ile lehine çevirmesine engel olamamıştı.

Wallace’tan 13 sayılık katkı alınan bir devrede Celtics’in soyunma odasına ancak 52-48 önde gidebilmesi, en azından yakın dönem için sürpriz olmalıydı. Rajon Rondo da 12 asistle oynuyordu. Cavaliers’ın toplam 10 asist ürettiğini düşününce, Rondo’nun başarısı daha net şekilde anlaşılabilirdi. Üçüncü çeyrekte hız kesmedi, Celtics. Bilakis, beşinci vitese taktı. Cavaliers’ı %31,3 ile şut kullanmaya ve beş kez top kaybı yapmaya zorladı. Ray Allen, sezonun ikinci bölümünde sıkça hatırladığı (ilk 41 maç, 66-188, %35,1 ve ikinci 41 maç + playoff: 98-247, %39,7) dış şut silahını devreye soktu.


* Cavaliers, dördüncü çeyrekte 15-0'lık seri ile skora ortak oldu. Ama Rajon Rondo, rakibinin tüm umutlarını yok etti.

Boston Celtics, üçüncü çeyreğin tamamında oyunu domine etti. Ray Allen’ın 10 sayı ürettiği bu bölümde 10/14 ile hücum eden konuk ekipte Rajon Rondo, 19 asiste ulaştı. Ve bu kategoride Celtics Tarihi’nin playoff rekorunu egale etmeyi başardı.

Celtics, son çeyrek öncesinde 83-60’lık skorla farkı 23 sayıya kadar çıkarıyordu. Rondo, Bob Cousy’yi yakalamıştı. Önünde yeni bir hedef vardı. Magic Johnson ve John Stockton ikilisi, 24’er asistle bu alandaki rekoru paylaşıyordu. Ancak Celtics’in bunu düşünecek zamanı yoktu. Maçın bitimine 8:32 kala 91-66 geride olan Cavaliers, rakibininin maç süresine oynamasının ardından oyuna dönmeyi başarıyordu. Celtics’in top kayıpları ve basit hataları, Cavaliers’a hayatta kalma şansı vermişti.

Boston Celtics, 5:39’luk süre dilimi içerisinde tek bir sayı bile bulamadı. Serinin ilk maçında kariyerinin ilk smacını Paul Pierce’ın üzerinden yapan Mo Williams, o hareketinden sonra tüm gidişatı değiştirmişti. Benzer bir hamleye ihtiyaç duyuyordu, Cavaliers. Ancak o hamlenin 1/9 saha içi isabetle oynayan Williams’tan gelmeyeceği kesindi. LeBron James, Celtics’e karşı belki de ilk defa, kendi standartlarının altında oynuyordu. (Maçı 24 sayı ile tamamladı. Bu sezonki altı Celtics maçında ilk kez 30 sayının altında kaldı.) J.J. Hickson, bir kıvılcım yaktı. Ama olmadı.

Maçın yıldızı Rajon Rondo, skor 91-81’ken yine en kritik ayrıntılardan birinde sahne aldı. Celtics, sayı bulamadığı sekanstaki üst üste yedinci şutunu Paul Pierce ile kaçırmıştı. Cavs pota altı oyuncularının alacakları bir ribaund, farkı tek hanelere indirecek basketin yolunu açabilirdi. Rajon Rondo, bunlara fırsat vermedi. Bitime 3:42 kala takımına ikinci kez hücum şansı verdi. Ve Paul Pierce, çembere giderek takımı adına dakikalar sonra ilk basketi attı. Cavs’in dönecek gücü zaten yoktu. Enteresan, adeta Celtics zorla maçın içine soktu rakibini. Fark, 10’a indi. Ancak sonrası 11-3’lük Celtics serisi…


* Rajon Rondo'nun maç boyunca yaptığı 19 asist, Boston Celtics'e 49 sayılık bir avantaj yarattı.


Celtics’in Wallace’tan aldığı ekstra destek (17 sayı), serinin devam eden bölümü için oldukça değerli. İki maçta toplam 41 şut kullanan ve 18’er sayı 10’ar ribaund üreten Garnett’in iştahı, üçüncü çeyrekteki performansı (10 sayı) ile takımının en skorer ismi (22 sayı) olan Ray Allen’ın şut ritmi de.

Bir de Rondo… Normal sezonda All-Star seçilerek bu onura ilk defa erişen Rondo, Playoff seviyesinde adeta MVP sınırlarını zorluyor. Cavaliers serisindeki ortalamaları 20,0 sayı ve 15,5 ribaund. 104-86 kazanılan karşılaşmada takımının 104 sayısının 59’unda direkt pay sahibi oldu. Ürettiği 19 asist, skor tabelasına 46 sayı olarak yansıdı. Daha fazlası, takımlar arasındaki farklarda. Cavaliers, fiziksel çarpışmaların böylesine baskın olduğu bir maçta yalnızca 16 faul yaparak bitirdi maçı. Ve bu, sadece hakemlerin kararları ile ilgili değil. Buna karşılık, Celtics’in 31 faul yaptığını görebilirsiniz.

LeBron James, yalnızca 15 şut kullandı. Üzerine harika savunma oyunları oynandı. ‘’Birinci maçın kasedini izlediğimizde, rakibimizin birçok zayıf noktası olduğunu gördük’’ diyordu karşılaşmanın ardından Boston Celtics antrenörü Doc Rivers. LeBron James’in yüzünü potaya dönememesi bu planlarla ilgili olsa gerek. LeBron’un sağ dirseği hâlâ tartışma konusu. ‘’Kendi oyunumu oynamak için çalışmaya devam edeceğim. Sakatlıkları asla bahane etmem. Bu akşam kendimi iyi hissediyordum. Ama takım olarak baktığınızda, iyi değildik’’ diyor LeBron. Mike Brown’ın verdiği karşılık ise ironik, ‘’Dirseği iyi. Eğer iyi olmasaydı, kendisi bana söylerdi. Bunun hakkında bir şey duymadım.’’

Avantaj Celtics tarafında. Serinin üçüncü maçı, Boston Celtics’in evi TD Banknorth Garden’da. Ve görünen o ki, beklenen maç içi sertlik de orada çıkacak karşımıza.