22 Aralık 2010 Çarşamba

25 Aralık '10: NBA'den Noel Hediyesi - II



NBA’den bir Noel klasiği daha! Aralık ayının 25. gecesinde NBA’de beş özel maç var. Maraton, TSİ 19.00’da başlıyor. Ve sabahın olgun ışıklarına kadar (08.00) devam ediyor. Müjde: Noel, bu sene hafta sonuna geliyor. Pazar günü çalışmayacaklar için iyi haber.

25-26 Aralık 2010 Cumartesi-Pazar
19.00 New York Knicks – Chicago Bulls (Madison Square Garden, NBA TV, Canlı)
21.30 Orlando Magic – Boston Celtics (Amway Arena, NTV Spor, Canlı)
00.00 Los Angeles Lakers – Miami Heat (Staples Center, NTV, Canlı)
03.00 Oklahoma City Thunder – Denver Nuggets (Ford Center, NBA TV, Canlı)
05.30 Golden State Warriors – Portland Trail Blazers (ORACLE Arena)

Bir müjde daha: Gecenin dört maçı NBA TV, NTV Spor ve NTV’den naklen yayınlanacak. Son bir müjde isteyenlere de müjdemiz var. 25 Aralık gecesinden yeni yılın ilk gününe dek NBA League Pass, ücretsiz olacak. Maç seçimi size kalmış. Noel Baba buralarda mı?

21 Aralık 2010 Salı

Welcome Home Hedo Turkoglu



NBA’de takas sezonunun en büyük hamlesi geldi. Orlando Magic Genel Menajeri Otis Smith, elindeki kartlarını oynayarak üç takım ve altı oyuncunun dâhil olduğu takasın altına imzasını attı. Phoenix Suns’tan üç milyon dolar nakit para, birinci tur draft hakkı (2011), Vince Carter, Marcin Gortat ve Michael Pietrus karşılığında Jason Richardson, Hidayet Türkoğlu ve Earl Clark’ı alan Orlando Magic, Rashard Lewis’i de Washington Wizards’a göndererek Gilbert Arenas’ı kadrosuna kattı.

Orlando Magic adına işler yolunda gidiyordu. Sezonun ilk 19 maçında yalnızca dört yenilgi vardı. Takımın lideri Dwight Howard formda gözüküyordu. Dwyane Wade, LeBron James, Chris Bosh’lu komşu, sezona seri mağlubiyetlerle başlamıştı. Rakipler, maç başına 91,1 sayıyla sınırlanıyordu. Bu alanda ligin en iyisi olan Van Gundy’nin takımı, Boston Celtics ile birlikte Doğu Konferansı’nın zirvesindeydi. Ama ne olduysa, bundan sonra oldu. Devam eden yedi maçlık seride bir galibiyet alabildi Orlando Magic. Beş maçlık sekansta rakiplerin sayı ortalaması 97,6’ya kadar çıktı.

Otis Smith, değişimin kaçınılmaz olduğunu düşünüyordu. Ve Phoenix Suns ile Washington Wizards’ı da içine alan takas hamlesini gerçekleştirdi. Takas, Orlando Magic’in takası. Bu kesin. Ama işin içinde biraz da geçmişe yolculuk yok mu?

Orlando Magic, 2009 Yazı’nda bir karar vermek zorundaydı. Takım, NBA Finalleri’ne kadar yükselmişti. Ve yakın gelecekte sürekli bu seviyelerde olacağının sinyalini veriyordu. O yapının temel taşlarından olan Hidayet Türkoğlu’nun ise kontrat sezonu gelmişti. Milli oyuncu, 30 yaşında iyi bir maaş almak istiyordu. Teklifler vardı. Ancak Otis Smith, sürpriz bir karar vererek NJ Nets ile anlaşma masasına oturdu. Ve Vince Carter, beş oyuncunun dâhil olduğu takasın ardından Magic’e geçiş yaptı.

New Jersey Nets ile 2007 yılında dört sezon için 61,8 milyon dolar karşılığında anlaşmaya varan Carter’ın sözleşmesini alan Orlando Magic, lüks vergisi sınırına gelmişti. Smith, skor yükünü Dwight Howard’ın omuzlarından çekerek diğer oyunculara paylaştırmak istiyordu. Ancak Howard merkezli bir hamle daha yapmak durumundaydı. İki sezon boyunca Dwight Howard’ın arkasında bekleyen, yıldız oyuncunun yokluğunda çıktığı Philadelphia 76ers (Playoff 1. Tur, 6. Maç) karşılaşmasında 11 sayı, 15 ribaund, 4 top çalmayla oynayan ve Howard’ın faul problemine girdiği her maçta ortalamanın üzerinde bir katkı veren Polonyalı yedek pivot Marcin Gortat da sınırlı serbest oluyordu.



Gortat, seçim yapma şansına sahipti. Bir önceki sezon 700 bin dolara oynamıştı. Ve çok daha fazla kazanabileceğini de kanıtlamıştı. Houston Rockets ve Dallas Mavericks ise Marcin Gortat için sıraya çoktan sıraya girmişlerdi bile.

Polonyalı, niyetini henüz ilk günden belli etti. Orlando Magic, sınırlı serbest olduğundan, Gortat’a gelebilecek herhangi bir teklifi karşılayabilirdi. Yeni kurallar gereği MLE seviyesinde (ilk iki sezon için 5,8 milyon dolar civarında) kontrat alabilecek olan pivot, Orlando’nun bu teklifi karşılaması durumunda Florida sahillerinde kalacaktı. Otis Smith’in açıklaması ise net olmuştu. Beş milyon dolardan fazlasını karşılamayacaklardı.

Dallas Mavericks, Polonyalı oyuncu üzerindeki baskısını sürdürdü. Ve beş sezon için 34 milyon dolarlık bir teklifte bulundu. Jason Kidd’in Nenad Krstic’i neye dönüştürdüğünü düşündükten sonra, Marcin Gortat özelindeki beklentilerinizi yükseltebilirdiniz. Ayrıca Dirk Nowitzki de orada olacaktı. Alman süper yıldıza gelecek ikili sıkıştırmalar, Gortat’ın skor gücünü sağlamlaştırmasını sağlayabilirdi. Ve en önemlisi, Erick Dampier’in yedeği olacaktı kâğıt üzerinde. Dampier, Howard kadar dominant sayılmazdı. Üstelik sözleşmesinin son senesindeydi.

Yani? Marcin Gortat, Dallas Mavericks’te ilk beş oyuncusu olabilirdi.



Orlando Magic, 2009 Yazı’ndaki beklenmeyen hamleler serisine devam ederek Marcin Gortat’ın sözleşmesini eşledi. Ve Polonyalı, büyük bir hayalkırıklığının ardından, Florida’da kaldı. Tüm bunların sonucunda ise Hidayet Türkoğlu’nun kontratı için boşluk kalmadı.

Milli oyuncu, Orlando Magic’ten yıllık 10 milyon dolar civarında bir teklif bekliyordu. Ama umduğu ve bulduğu arasında ciddi bir fark vardı. Takım arayışı zaten başlamıştı. Önce Oregon’a gitti Hidayet Türkoğlu. Portland Trail Blazers GM’i Kevin Pritchard ile görüştü. Kulüp tesislerini, şehri gezdi. Beş yıl için yaklaşık 50 milyon dolarlık bir kontrat üzerinde anlaşıldığı konuşuldu. Ancak ardından ani bir kararla Kanada’ya giden Hidayet Türkoğlu, aynı zaman diliminde 53 milyon dolar kazanacağı Toronto Raptors ile sözleşme imzaladı. Portland Trail Blazers Antrenörü Nate McMillan, Türkoğlu için takımında rol belirlemişti. Brandon Roy önderliğindeki Genç Blazers’a tecrübesiyle liderlik yapacaktı, Hidayet. Ancak asla gerçek bir rol sahibi olamayacağı Toronto Raptors’a gitmişti.

Kanada’da işleri yoluna koymasının mümkün olamayacağını ise sezon sonunda birinci ağızdan açıklayacaktı. Dev bir fırsat çıktı daha sonra karşısına. 2010 Yazı’nda Phoenix Suns, takas etti kendisini. Yepyeni bir rol, bambaşka bir kariyer gelişimi olabilirdi. Steve Nash’in takımında dört numaralı pozisyonda oynayacaktı. Yapamadı. Sezonun ilk bölümünde eşleşme sıkıntısı yaşadığı oyunculara karşı sürekli faul problemine girdi. Yayın içine bir türlü giremedi. Koç Alvin Gentry, onu ikinci beşin liderliğine getirdi. Pahalı bir kontratı vardı, kendisinden vazgeçmek kolay değildi bu yüzden. Üç numaralı pozisyonun yedeği olarak kenardan geldi. Steve Nash’in olmadığı dakikalarda topu kullanan oyuncu da olabilirdi. Ama tüm bunlar için Phoenix Suns’ın yılda 10 milyon dolardan fazla harcamasına gerek var mıydı? Bu sorunun cevabı için fazla beklenilmedi.



Otis Smith, iki sezon önce bütçesinde 10 milyon dolar ayırmadığı Hidayet Türkoğlu’nu geri alıyor. Ve Türkoğlu’nun 2009 Yazı’ndaki kadar formda olmadığının da farkında. Peki, Orlando Magic adına toplamda ne denli bir etki yaratabilir bu takas hamlesi?

Stan Van Gundy’nin elinde iyi bir skorer guard, sistemini ve oyun setlerini ezbere bilen kısa forvet, üst düzey tecrübeye sahip yedek bir oyun kurucu var şu an. Müdafaadaki zaafiyeti gidermek için gerçekleşen takasın ardından Orlando’ya gelen Jason Richardson, Hidayet Türkoğlu ve Gilbert Arenas’ın iyi birer savunmacı olduklarını söylemek kolay değil. Ancak Orlando Magic’in yedi maçlık seride ortalama 89,1 sayı attığını unutmamak gerekir. Keza Jason Richardson ve Gilbert Arenas’ın iyi bir planlamayla 20’şer sayı üretebilecek potansiyellerinin hâlâ bir yerlerde saklı olduğu gerçeğini de…

Orlando Magic adına potansiyel dezavantaj, Dwight Howard’ın faul problemi yaşayacağı maçlardaki yedek pivot sıkıntısı olacak. Marcin Gortat, bu alanda NBA’in en iyilerindendi. Artık yok. Ve arkada yalnızca Ryan Anderson ve çaylak Daniel Orton var. Bu bölgeye bir ekleme yapılacağını söyleyebiliriz. Philadelphia 76ers’tan Tonny Battie ve New York Knicks’ten Ronny Turiaf isimleri ortalıkta dolaşıyor şimdilik. Magic, takasta Chris Duhon ile takas mevsiminin vazgeçilmezleri arasında yer alan Quentin Richardson’ı koz olarak tutabilir. Uzun vadede pek kazançlı sayılmaz Orlando. Ama gelecek sezon sonunda “opt-out” hakkı bulunan Howard’ı memnun kılmak, kulüp için en önemli amaç.



Hidayet Türkoğlu’nun el yakan kontratından kurtulan Phoenix Suns (ki şu son iki sezonda yaşadığı sıkıntılara karşın kontratı üçüncü defa satın alıyor), takas sonunda mutlu olabilir.

Vince Carter, artık 33 yaşında. Oyun içinde hiç olmadığı kadar sakin. Kariyeri boyunca serbest atış çizgisine en az ziyarette bulunduğu zamanlar… “Air-Canada” günleri çok uzakta kaldı. Ve herkes bunun farkına vardı. Ama! Phoenix Suns takası hâlâ heyecan verici. Birkaç nedenden dolayı tabii. Vince Carter, New Jersey Nets’te Jason Kidd ile beraber oynadığı beş sezonu da 20+ sayı ortalamasıyla tamamladı. Üst düzey bir PG ile neler yapması gerektiğini iyi biliyor.

Steve Nash de bu konuda hiç fena sayılmaz.

Grant Hill, 90’lı yılların ikinci yarısında oyunun en iyilerindendi. Onu izleyen birçok çocuğun favori içeceği Sprite olmuştu. Orlando Magic kariyerinin büyük bölümü ise sakatlıklarla geçecekti. Phoenix Suns’a geldiğinde üst seviyedeki günlerinin sayılı olduğu düşünülüyordu. Ancak Suns’ın sağlık ekibi, Grant Hill’i adeta hayata döndürdü. Tıpkı dizinden çok ciddi bir sakatlık geçiren Amar’e Stoudemire ve yıllardır sırt-bel ağrısıyla oynayan Steve Nash örneklerinde olduğu gibi. Vince Carter’ın asla revire dönmeyen Phoenix Suns’ta sağlığına dikkat edilir. Performans da buna bağlı olarak gelişecektir.

Marcin Gortat, NBA kariyerinin ilk bölümünü Dwight Howard’a karşı antrenman yaparak geçirdi. Howard ise tüm zamanların en iyilerinden Patrick Ewing ve Hakeem Olajuwon tarafından özel olarak çalıştırıldı. Polonyalının onlardan bir şeyler öğrendiğini düşünmek çılgınlık sayılmaz. Özgüveni de yerinde üstelik. Suns’taki ilk zamanlarında sakatlığı süren Robin Lopez’in yerini alacaktır. Bu, ribaund ortalamasında ligin en kötü iki takımından biri olan Phoenix Suns adına mutlaka iyi bir haber. Ama Lopez döndüğünde Gortat arka planda kalabilir. Ve Türkoğlu’nun kontratındaki sorunlara benzer bir durum yaşayabilir.



Phoenix Suns ile Mickael Pietrus arasındaki ilişki için heyecanlı olmak adına da nedenler var. Pietrus, Golden State Warriors kariyerinde ortalamanın üzerinde bir yedek olmuştu. Ligin en ateşli benchlerinden birine sahip olan Phoenix Suns’ta bu role devam edebilir.

Golden State ile benzer oyun yapısını tercih eden Alvin Gentry’nin takımında dış şutlara katkı verecektir. Bir artı da fena bir savunmacı olmaması. İşine yarayacaktır. Takasın üçüncü ayağında değişen oyuncular Gilbert Arenas ve Rashard Lewis. Wizards, Arenas’ın son yıllarda yaşadıklarından ve John Wall’a sahip olduktan sonra böyle bir tercihte bulunabilirdi. Orlando Magic, playoff aylarında büyük oyunlar yapabilen Rashard Lewis’ten mahrum kalacak. Arenas’ın ise artık sakatlanmaması, başka işlere girmemesi gerekiyor.